Son dakika

Anglosaksonlar ve “araçsal din” olarak Siyonizm

Hristiyan Siyonizm’i nedir ve bu adlandırma kapsayıcılığı bakımından doğru mudur? Siyonizm’den farklı olarak böyle bir adlandırmaya gerek var mı? Bunun yanında Avrupa ve Batı gibi genel ifadelerin zihin dünyamızdaki karşılığı nedir? Avrupa ve Batı gibi umumî adlar yerine Latin, Germen, Slav gibi daha özel adları mı tercih etmek gerekir? Aynı şekilde Katolik, Protestan ve Ortodoks mezheplerini Hristiyan gibi genel adlardan ayırmak ne kadar doğrudur? Anglosaksonlar üzerinde daha fazla durmakla hata mı ediyoruz? Hepsini tek bir kategori içinde değerlendirmek daha doğru olmaz mı? Bütün farklılıkları izale ettikten sonra din savaşı kavramının doğruluğunu ve yanlışlığını tartışmanın bir anlamı kalır mı? Bunun bir devamı olarak din savaşı yerine hadiseleri tahlil ederken sistemli bir analiz çerçevesi sunmasından dolayı kolonyalizm ve anti-kolonyalizm kavramlarını kullanmak ne derecede önemlidir?

Bu sorulara ayrıntılı bir şekilde cevap verecek değilim. Zaten cevap vermek istesek bile bir yazının sınırları içinde bunu başarmak herhâlde çok zor olurdu. Fakat soruların işaret ettiği farklılıklara ve hatta zıtlıklara kısaca temas etmek ise son derece önemlidir. Çünkü gözümüzün önünde Anglosakson birliği içinde dahi ciddi sorunlar yaşanıyor. Bizde çok uzun bir zaman Avrupa ve Amerika’nın Yahudi hâkimiyetinde olduğu sorgulanmadan kabul edildi. Batı ve Avrupa, kendi içinde sorunlarını halletmiş ve çelişkilerine çözüm bulmuş bir medeniyet dünyası olarak görüldü. “Avrupa Mucizesi” gibi kitaplar yukarıda sıraladığımız soruları ve benzerlerini anlamsız kılmış, Avrupa evrensel bir tasarım hâline getirilmişti. Fakat çok kısa bir zaman içinde bu evrensel tasarımların yerinde yeller esmeye başladı. Daha başka kaynakları, bu bağlamda “Avrupa’yı Düşünmek” gibi şöhretli bir kitabı mutlaka saymalıyız. Bu kitaplar ve benzerleri “Avrupa” ve “Batı” dışında kalan dünyalarda da farkları ve zıtlıkları izale etti. Buna rağmen gerçekte var olan fark ve zıtlıklar inanılmaz bir hızla ortaya çıkıverdi. Bugün artık daha fazla farklar ve zıtlıklar üzerinde duruyoruz çünkü görünüyorlar.

Hristiyan Siyonizm’i niçin önemlidir? Bu adlandırma hangi gerçekliğe tekabül eder? Bu bir dinî ad mıdır yoksa ideolojiye dönüşmüş bir eğilim midir? Bu adlandırma ile Yahudileri de içine katmış yeni bir ittifaka mı işaret ediliyor, yoksa İngiltere-ABD ve Siyonist Yahudilerden oluşan daha dar ölçekli bir ittifak mı kastediliyor? Aynı şekilde neden İngiltere-ABD ve Siyonist Yahudiler yeni bir Haçlı İttifakını vurguluyorlar? Hassaten Siyonistler ve Hristiyan Siyonistler niçin dinî bir savaş içinde oldukları söylüyorlar? Hâlbuki İngiltere, ABD ve onlara eklemlenmiş ya da asimile olmuş bir şekilde din dışı Yahudiler, Aydınlanma döneminin temel kavramlarını tekrarlayıp durmaktan büyük keyif alıyorlardı. Bizde bile İskoç Aydınlanması gibi bir kavram çok kimseyi heyecanlandırırdı. İngiltere, İskoçya ve bunlara asimile olmuş bir şekilde Yahudi aydınlanması adeta bir ders konusu gibi her kuşağa öğretilirdi. Fakat bugün en ileri düzeyde aydınlanmış çevrelerin din savaşına dönüş anlamına gelen söylemlere aşırı değer verdikleri görülüyor. Bununla dini yeniden hayata mı çağırıyorlar yoksa “araçsal din” arayışına mı tanık oluyoruz? Eğer hedefledikleri “araçsal din” ise Hristiyan Siyonizm’i yerine daha başka bir ifade bulmak gerekecek. Bu tamlamanın birinci kısmı dine, ikinci kısmı ise ideolojiye işaret ediyor. Belki Evangelik Siyonizm gibi bir tamlama daha doğru olabilirdi. Bu durumda da Hristiyan Siyonizm’i tamalamasındaki sorun ortadan kalkmış olmaz.

Kolonyalizm ve anti-kolonyalizm kavramlarının sistemli bir analiz çerçevesi sunduğunu söylememiz elbette yeterli değildir. Nispeten yeni olan bu analiz çerçevesi muhakkak son derece dikkate değer kavramlardan oluşmaktadır. Örneğin Yahudilerin dünya hâkimiyeti denildiğinde ABD, İngiltere, Almanya ve Fransa’nın bu sistem içinde eşitlendiğini veya aynı kategori içine dâhil edildiğini görürüz. Ama en azından İngiltere’nin Kuzey Amerika ve Hindistan macerasının başladığı tarihten sonraki gelişmeleri “British colonialism” ve “The British Empire” merkezli olarak değerlendirdiğimizde bu eşitlenmenin anlamsızlığı ortaya çıkar. Yahudiler de İngiltere’nin kolonyal tarihine eklemlenerek güç kazandı. İsrail bu eklemlenmenin bir sonucudur. Bir ideoloji olarak Siyonizm, “araçsal din”in en somut örneğidir.

Bu “araçsal din”in Filistinlilerin ve İran’ın direnişi karşısında çözülmeye yüz tutması onları bir araya getirenin din olmadığının en açık göstergesidir.

Yazar: Selçuk Türkyılmaz