İsrail ve Yunanistan, hemen her gün Türkiye’yi hedef alan “tehdit ve saldırı cümleleri” kuruyor. Kıbrıs’ta, Adalar Denizi’nde, Trakya’da, Doğu Akdeniz’de “Türkiye’yi düşmanlaştırma, korku üretme”, ABD ve Avrupa’yı bu yeni tehdide karşı harekete geçme planları uyguluyor.
Rum Kesimi de bu cephe içinde. O da İsrail’i ve bütün Avrupa’yı Ada’ya taşıyor. Ada’nın güneyini İsrail askeri üssüne dönüştürüyor. Bölgeye İsraillileri, İsrail asker ve silahlarını yığıyor.
TÜRKİYE FRANSA’YI UYARDI. ADA’YA ASKER GÖNDERME!
Geçtiğimiz hafta Fransa da bu ‘cephe’ye yöneldi. Yunanistan’ı “nükleer şemsiye altına alabiliriz” açıklaması yaptı. Ama sonradan bunun ne anlama geldiğini görmüş olmalı ki, “bizi yanlış anladınız” diye çark etmeye çalıştı.
Oysa işi, Rum Kesimi’ne asker yerleştirmeye kadar vardırmıştı. Türkiye’nin, Rum Kesimi’ne asker göndermemesi için Fransa’yı ciddi anlamda uyardığı söyleniyor. Kimsenin ciddiye almadığı Macron, her krize atlıyor, rol çalmaya çalışıyor, agresif hareketlere girişiyor. Ama her ülkeden azar işitiyor.
İKİ ÜLKE “TÜRKİYE’YE SALDIRI” SİMÜLASYONLARI YAPIYOR… TÜRK HAVA KUVVETLERİNİ NASIL VURURUZ!
İsrail ve Yunanistan, Türk savunma sistemlerinin hepsini tek tek çalışıyor. Hepsine nasıl saldırı yapılacağını simüle ediyor. “Türkiye’ye saldırı simülasyonları” yapıyor.
Artık işi açık düşmanlık haline getirdiler. Göz göre göre, Türkiye’ye nasıl saldırırız hazırlıkları yapıyorlar. İran’a saldırının sakinleşmesi sonrası bütün saldırganlığı Türkiye’ye yöneltiyorlar.
Türk hava kuvvetlerini nasıl yok edeceklerinin, diğer silah sistemlerini nasıl etkisiz hale getireceklerinin tatbikatlarını yapıyor. Konya’yı ana hedef belirlemişler. En vurucu gücü buraya yönlendiriyorlar! Burayı felç edersek Türk hava kuvvetlerini tamamen etkisizleştirebiliriz düşüncesindeler.
İSRAİL YUNANİSTAN’IN KORKULARINI “BEDAVA SİLAH”A DÖNÜŞTÜRÜYOR…
Bu iki ülkenin, İsrail’in nükleer silahları dahil, bütün askeri güçlerini Türkiye ile savaşa hazırlamaları, bir korku mu, Türkiye’nin yükselişini durdurma telaşı mı, Türkiye’nin coğrafyayı ayağa kaldırmasının nasıl bir harita ortaya çıkaracağını görmeleri mi? Hepsi olabilir.
Ama İsrail, Yunanistan’ın korkularını silaha dönüştürüyor. Onu Türkiye’ye karşı bir maşa gibi kullanıyor. Türk-Yunan savaşının kendisine zarar vermeyeceğini biliyor.
Yunanistan’ı mahvedeceğini biliyor. Doğal olarak Atina’nın korkularından yararlanıyor. Onu bedava bir silah olarak kullanıyor.
ARAP KORKUSUNU KULLANIP ORTADOĞU’YU MAHVETTİ. YUNAEN KORKUSUNU KULLANIP EGE’Yİ MAHVERDECEK.
İsrail on yıllarca Arapların bilinçaltındaki korkuları kullandı. Arap-İran düşmanlığını alabildiğine besledi. İran da Araplar da bu tuzağa düştü. İsrail bu çekişmeden yararlandı, Ortadoğu’daki etkisini her gün daha da artırdı.
Öyle bir hal oluştu ki, Arap yöneticileri, İran korkusundan İsrail’in askeri gücüne sığınacak hale geldiler. Son savaşta İran füzeleri Arap ülkelerini vururken İsrail de, ABD de bu ülkeleri savunacak hiçbir şey yapmadı. Yapmayı da düşünmedi.
Çünkü İsrail için Arap ülkeleri sadece kullanılacak silahtı ve kullanıldı. Kimse onlar için bir bedel ödemeyecekti.
Aynı şeyi Yunanistan’a yapıyor. Bu korku ile Türkiye’ye karşı cepheye sürüyor. Yarın olası bir çatışmada Atina’yı savunmak için hiçbir şey yapmayacak. Bugün askeri olarak üslendiği Rum Kesimi’ni savunmak için hiçbir şey yapmayacak. Asker ve silah yığdığı adaları savunmak için hiçbir bedel ödemeyecek.
İSRAİL’İN BÜYÜK PLANI
TÜRK-AVRUPA SAVAŞI.YUNANİSTAN BİR APARAT. UKRAYNA SENARYOSU BU!
Onun amacı bir Türk-Avrupa savaşı çıkarmak. Ukrayna üzerinden başlatılan Rusya-Avrupa savaşına benzer bir senaryoyu Türkiye için de Yunanistan üzerinden başlatmak. Onu Türk cephesine sürüp parçalamak ama Türkiye ile Avrupa arasında sonsuz savaşları da başlatmış olmak.
İran, Arap dünyası ve Yunanistan, İsrail’in “korkularını silaha dönüştürme” tuzaklarına artık düşmemeli. Dikkat edin İsrail hiçbir bedel ödemedi ama bu tuzağa düşen bütün ülkeler ağır bedel ödedi, ödüyor. Şimdi bu bedeli Yunanistan’a ödetecekler. Atina’daki siyasi aklın bunu görememesi utanç verici.
TÜRKİYE’YE SALDIRIYI AB POLİTİKASI YAPMA… BU DA RUSYA SENARYOSU...
İsrail, Fransa’yı da kullanarak, bu saldırganlığı bir Avrupa Birliği politikası haline sokmaya çalışıyor. Avrupa’nın da “Rusya korkusu”nu kullanıyor. Ama görünüşte Yunanistan’a destek veriyor görünüyor. Hem Yunanistan’ın hem Avrupa’nın “Türkiye korkusu”nu silaha dönüştürüyor.
Macron’un Yunanistan’a bu kadar açık destek vermesinin altında bu yatıyor. Dikkat ederseniz, Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen’in son günlerde bütün konuşmaları bir “Türkiye tehdidi” vurgusu içerir. Bu da İsrail’in söz konusu planlarının AB üzerinden servis edilmesidir.
İsrail’in Yunanistan, Rum Kesimi, Macron ve Von der Leyen üzerinden yürüttüğü “Düşman Türkiye” düşüncesi belli bir yaygınlığa ulaştığında, şu, kesinlikle olacak: İsrail Türkiye’ye yönelik provokatif saldırganlıklara başlayacak.
“ÖRTÜLÜ SALDIRILAR” BAŞLAYACAK. EGE VE AKDENİZ’DE “KAZALAR” OLACAK!
Rum Kesimi ve Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı önce dolaylı sonra doğrudan münferit saldırıları başlayacak. Tam bu dönemde Adalar Denizi’nde (Ege) uçak ve savaş gemilerine yönelik “kaza”lar artacak. Kıbrıs çevresinde benzer “kaza”lar yaşanabilecek. Terör saldırıları adı altında örtülü saldırılar düzenlenecek.
Bazılarına DAEŞ diyeceğiz, bazılarına başka örgütler diyeceğiz ama bunlar İsrail istihbaratına bağlı saldırılar olacak. İşin tuhafı, bu saldırılardan İsrail değil Yunanistan suçlu ilan edilecek. Adalarda Türkiye’yi provoke edecek inanılmaz senaryolar uygulanacak. Bu gelişmeler, Türkiye-Yunanistan “çatışma hali”ni alabildiğine artıracak.
İŞLER ÇOK ÇİRKİNLEŞEBİLİR!
Herkesin çok dikkatli olması lazım. Bu işin çok ciddiye alınması lazım. İsrail’in bütün Ortadoğu’daki örtülü operasyonları Türkiye-Yunanistan denizlerine taşınacak. Birilerinin Atina’daki karar vericileri ciddi anlamda uyarması, kendine getirmesi lazım. Yunan halkının, kendi hükümetlerine bir ayar vermesi lazım.
Gazze’ye giden Sumud Filosu’na İsrail’in saldırdığı noktaya bakın. Yunan karasularının hemen sınırında, Girit’in hemen yanında…
Burada İsrail donanmasını ne işi var? Yoksa bu saldırıyı Yunan donanmasına mı yaptırıyorlar? Yarın benzer saldırıları Türkiye sınırına yakın yerlerde yapmayacakları ne malum! İşler çok çirkinleşebilir.
İsrail’in Arap korkusunu kullanıp bütün Ortadoğu’yu rehin almasında olduğu gibi, Yunan korkusunu kullanıp Doğu Akdeniz ve Aralar Denizi’ni (Ege) rehin almasına kimse göz yumamaz. Ukrayna’yı Rusya’nın önüne sürüp Avrupa-Rusya savaşı çıkarmaları gibi, Yunanistan’ı Türkiye’nin önüne sürüp Türkiye-Avrupa savaşı çıkarma senaryolarını kimse hafife alamaz.
ADALAR EL DEĞŞİTİRİR.KIBRIS’TAN APAR TOPAR KAÇARLAR.
Ama eğer Doğu Akdeniz ve Ege’de bu senaryolar tutarsa, İsrail planlamaları Atina’daki aptallar üzerinden servis edilirse olacak olan şu:
Bugün onlara “nükleer şemsiye” vadeden Macron, Rum Kesimi ve Yunanistan’ın telefonlarına bile çıkmayacak.
Bugün onları “Türkiye Cephesi”ne süren İsrail, yarın onları savunmak için hiçbir şey yapamayacak, yapmayacak.
Adalar bir haftada el değiştirecek, Batı Trakya el değiştirecek, Yunanistan’ın Batı ve kuzeyinden Arnavutluk ve Makedonya kendi hesaplarına bakacak. Rum Kesimi’nde bulunan bütün yabancı güçlerin o gün apar topar çekilmek zorunda kalacağını da göreceğiz.
RUM KESİMİ VE YUNANİSTAN’A SALDIRI OLURSA “TATKBİKAT”I!
İşte tam bugünlerde AB üyeleri “Eğer Kıbrıs vurulursa” tatbikatı yapıyor. Tatbikat, AB üye ülkelerinin bir saldırıya uğramaları durumunda nasıl tepki vereceğini test edecek üç senaryo içerecek.
İlk ikisi şöyle: Birinci senaryo: NATO üyesi olmayan bir AB ada ülkesine saldırı (Rum Kesimi). İkinci senaryo: Hem AB hem NATO üyesi bir ülkeye saldırı (Yunanistan)… Bu tatbikatın bütün senaryosunu İsrail’in yazıp Avrupa başkentlerine dikte ettiğine bahse bile girilir.
İsrailli bütün siyasi ve askeri çevrelerin “İran’dan sonra sırada Türkiye var” cümleleri hamasi cümleler değil. Türkiye yükselişinin, coğrafyayı toparlayacağını, ülkeleri kendine getireceğini, bu olunca da İsrail için alanın daralacağını biliyorlar. Ve bu olacak.
TÜRK-AVRUPA SAVAŞI OLMAZSA İSRAİL “İNTİHAR SENARYOYU” UYGULAYACAK…
İşte bu yüzden, coğrafya toparlanmadan, esas güç Türkiye’yi Yunanistan üzerinden Avrupa ile bir savaşa sürüklemeye, bir Rusya senaryosu uygulamaya çalışıyorlar. Bunu başaramazlarsa İsrail, Türkiye’ye karşı bir intihar senaryosuna girişecek.
Türkiye bu intihar saldırısına hazır olacak. Yunanistan bir tehdit değil. İsrail adına cephe açarsa ödeyeceği bedeli biliyor. Ama asıl Türkiye, coğrafyanın kalbine yerleşen İsrail ile bir hesaplaşma içine girecek.
Türkiye’nin Akdeniz, Ortadoğu, Ege, Kızıldeniz ve Basra Körfezi okumaları, coğrafya algısı, İsrail ile bir hesaplaşmayı zorunlu kılıyor. Türkiye 21. yüzyıla dönük hesaplarından vazgeçmedikçe, geri adım atmadıkça bu hesaplaşmadan kaçınmak mümkün olmayacak.
YUNANİSTAN HARİTASI DEĞİŞİR. SON VURUŞ TÜRKİYE’DEN OLUR!
Yunanistan ve Rum Kesimi Türkiye’ye karşı cepheye sürüldükleri ile kalır. Ve Yunanistan haritası tamamen değişir. Büyük bedel öder. Ve bu, İsrail adına tetikçi olmanın bedeli olarak tarih kitaplarına geçecek.
Ama büyük hesaplaşmaya, İsrail’i coğrafyanın kalbinden silip atmaya dönük son vuruşun Türkiye’den yapılacağını artık bütün dünya biliyor. Bu saldırganlıkları Türkiye’yi daha da yoğun hazırlıklara itiyor. Böyle bir durumda ortada sadece Türkiye olmayacak. Milyonların İsrail’e aktığını göreceğiz.
Yüz Yıllık Hesaplaşma için vakit geldi. Yüz yıllık parantez çoktan kapatıldı. Hesapların yönü de, tarih de değişecek.
Yazar: İbrahim Karagül