Son dakika

ABD Almanya Ukrayna OPEC

‘Soğuk Savaş’ta donarak ölmek…

Ukrayna ve ekonomi/gıda/enerji/tedarik zinciri krizi iki büyük korkuyu besliyor; biri, daha yakıcı ve çok ülkeli bir savaşın ortaya çıkma ihtimali. İkincisi, ya müstakilen ya da savaşla birlikte, merkezi Avrupa ülkeleri olan “halk hareketleri/isyanlar”ın patlama potansiyeli…

İtalya, Almanya, Çekya, Fransa, İngiltere’de iç huzursuzlukların öncülü sayılabilecek gösteri ve protestolar zaten yaşanıyor…

Avrupa ekonomisinin ana dişlisi Almanya’da şimdiden binlerce insan sokak gösterilerinde toplanmaya başladı. Bunlar yine de “düzenli” itirazlar. Kırıp-dökmeler, yakıp-yıkmalar yok. Kış ve devamında daha sertleşecek olaylardan herkes endişe ediyor.

Alman şirketlerinin yaşadığı dalgalanmalar da korkulara eşlik ediyor. Neredeyse yüz yıllık tuvalet kağıdı üreticisi Hakle’nin iflas başvurusunda bulunması artık istisna sayılmayacak bir örnek.

Makro açıdan, mevcut enerji krizini harlayacak petrol fiyatlarında da parlamalar bekleniyor. ‘OPEC+’ ülkeleri Maliye Bakanları toplantısından, günlük yüz bin varil kısıtlamaya gidileceği kararı da çıktı. Spot piyasalar zaten alev alev… (Bu anlamıyla ‘Soğuk Savaş’ ilk kez elle tutulur hale geliyor.)

Bir seri ciddi araştırma, küresel sivil huzursuzlukları işaret ediyor. Avrupa’da-yukarıdakilere ilaveten-Hollanda, İspanya, İsviçre, Bosna-Hersek’i de riskli ülkeler içinde sayıyor. Keza, tek tek devlet isimlerinden öte, son altı aylık dönemde, 198 ülkeden 101’inde bu manada artan riskler gözleniyor. Sıradan kıvılcımlar da değil bunlar; “Sivil Huzursuzluk İndex”inin oluşturulmaya başlandığı 2016 yılından bu yana en yüksek oranlar söz konusu… (‘Inflation and War are stoking sivil unrest across globe, research shows’, 02/09, Bloomberg.)

***

Elbet ‘büyük resim’ de etkileniyor…

Amerikan ‘Foreign Policy’e göre az önce okuduklarınız devede kulak. Onlar süper güçler arasında savaş bekliyorlar…

Hem liberal ve ‘küreselcilerin’ yenildiğini, bağlı sistemin çöktüğünü yazıyorlar hem de büyük savaşın kapıda olduğunu…

Tek kutuplu dünya düzenine yönelik sağlam ve testere gibi kesen eleştirilerin olduğu, ülkelerin buna ayarlı adımlar attığı da ortada. Dünyanın genel havası da öyle. Şimdiden hararetli tartışmaları yapılıyor ama bu kadar kriz ve meydan okumaya final gerekiyor. FP, perdenin büyükler savaşı/devlerin aşkıyla kapanacağı fikrinde. (Ya da açılacağı!)

Elden geçirirsek…

Uluslararası kuruluşların devletler arasındaki gerilimleri yumuşattığı, önlediği tezi savunulamaz durumda…

Ekonomik ilişkilerin/rekabetin, savaşlara göre az maliyetli olduğu gerçek ama “adil/adaletli” uygulanmadı. Paranın adaletsizliğinden daha tehlikeli bir şey de yok…

Yerleşik ekonomik ve siyasal sistemin “koruyucusu” ABD’nin itibarı sürünüyor. Herkes, “aman beni koruma” diye yalvarıyor. Haliyle ‘politik ve ekonomik sistemi sarmalayan Amerikan değerleri’ de artık para etmiyor…

Böylece bir ‘boşluk’ doğuyor. Kara delik diyebiliriz çünkü tüm çökme ve batmaların çekim gücü oluyor. Afganistan’ın ardından Ukrayna’da yaşanacak-pek muhtemel-yenilginin faturası da Batı’ya çıkacak.

Bu da dünya liderliği veya paylaşımı konusunda önümüze “büyük güçler arasında yaşanması muhtemel bir hesaplaşmayı, yıkım gücü yüksek savaşlar”ı getiriyor. Çünkü Ukrayna siyasi kutupların manyetik etkisini katladı ve ülkeler kutuplarda birikmeye başladı.

Bugün bölgesel çatışmalar/savaşlar, ülkeler arası diklenmeler üzerinden tartışmalarımızı genişletiyoruz ama herkes hissediyor ki, Rusya-ABD ve Çin-ABD hesaplaşmalarının açılış hamlelerini izliyoruz. En azından dünyaya, envanterlerinde binlerce nükleer başlık barındıran büyük güçlerin de savaşabilecekleri ihtimalini/gerçeğini hatırlatmış oluyorlar…

FP’ye göre bir ihtimal, devler savaşında yüksek teknolojinin sahaya inecek olması. Yani nükleer değil ama yıkıcı kapasitesi, hızı ve etkinliği katlanmış ölüm makinaları.

İnsanın aklına hemen, ‘bakalım hangi silahları dünyaya kakalamaya çalışacaklar’ sorusu da geliyor ama..

Vaka da orada duruyor işte…

Kherson cephesi…

Farkındasınız sanırım.. Artık Türk medyasında Ukrayna savaşı haberleri düşmek üzere. Kimi günler gazetelerde tek satır dahi bahsedilmiyor. Avrupa’da da durum benzer. Gündeme gelişi yaptırımlar nedeniyle ülkelerinde yaşanacak ekonomi/gıda/enerji krizleri vesilesiyle oluyor…

Ukrayna’ya yönelik askeri ve maddi destekler de artık akmıyor, damlıyor. Bu yüzden Kiev kendisini sahada daha çok göstermek istiyor. Başlattıkları karşı saldırının -haftası bitti- sonuçları hakkında konuşan yok. Ne Kiev ne ABD ne Avrupa başkentleri somut açıklamalar yapıyorlar.

Rusya daha açık konuşuyor ama tek taraflı olduğu için odağı tutturmak zor. Onlara göre karşı atak çoktan ezildi ve ordu hedeflerine ilerliyor. Ama şu kesin; iki taraftan da “binlerce” genç asker hayatını kaybetti ve on binlercesi yaralı. Büyük dram yaşanıyor…

İnsanın kalbini karartan gerçek ise bu ağır acıların failinin binlerce kilometre uzakta, ayaklarını masaya uzatıp, Kongre seçimlerine kadar “yenilgi” görmeden savaşı uzatmanın yollarını araması…

Fazla uzun olmayan süre sonra elbette bir siyasi fatura çıkacak ABD-Avrupa ilişkilerine.. “Winter is coming”in; Atlantik ittifakı, Washington yönetimi ve behemehâl Avrupa başkentlerine hesap soracağı görülüyor.

Başladığında, “Yeni Dünya” oyununun ilk “level”ı geçilmiş olacak…

Yazar: Nedret Ersanel

Konuya göre haberler