Bu yazıyı Samsun’da, Teknofest alanında yazmaya niyetlenmiştim. Ancak programım son anda değişti ve gidemedim. Daha önce İstanbul’da düzenlenenlere ve Gaziantep’teki Teknofest’e katılmıştım. Birilerine hayaller ötesi geliyordu. Hatta “maket uçak yarışması” diyenler bile oldu. Oysa Teknofest 2018’den beri her yıl “üzerine koyarak” gelişti. Organizasyon gelişiminden bahsetmiyorum. Fuarcılık bu işin ambalaj tarafı. Türkiye’nin savunma sanayiinde geldiği ve geleceği seviye artık Teknofest’ten takip ediliyor. Sadece Türkiye değil, bu yıl itibarıyla tüm dünya gözünü Teknofest’e dikmiş durumda. Nasıl dikmesinler? Karşılarında, insansız hava aracı teknolojisine dair ne dediyse çıkan ve neyi hayal ettiyse gerçekleştirip dünya sahnesinde sergileyen bir Selçuk Bayraktar var.
2005 yılına gidelim. Henüz çok genç ve Amerika’nın en prestijli mühendislik okullarından MIT’de doktora öğrencisi olan Selçuk Bayraktar, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın projesine katılıp mini İHA uçuş gösterimini başarıyla tamamladıktan sonra şöyle bir konuşma yapıyor: “İnsansız hava araçları noktasında bu ve bunun gibi projeler desteklenirse Türkiye beş yıl içerisinde dünyada bir numara olabilir. Çünkü 10 sene sonra gidecek şeyi ben yapıyorum.”
Gelelim bugünlere… Selçuk Bayraktar Samsun’da açıkladı. Bayraktar TB2’leri almak için 24 ülke sıraya girmiş durumda. Dört ülke de Akıncı TİHA için başvuru yapmış. Akıncı ilk defa 2019’daki Teknofest’te görücüye çıkmıştı. Üç yıl sonra dünya pazarında. Görüldüğü gibi Teknofest’in gelişimi ile Türkiye’nin gelişimi aynı paralellikte ilerliyor. Birileri yine de “maket uçak festivali” safsatası yapadursun, bu seneki heyecan çok farklı. Çok daha büyük. Çünkü Türkiye’nin insansız milli muharip uçağı Kızılelma ilk defa Samsun’da sergilendi.
Yine biraz geriye saracağım. Beş yıl önce ilk Teknofest yapılacağı zaman, Selçuk Bayraktar, yaptığımız söyleşide “Dünyada emsalsiz olan araçlara imza atacağız” demiş ve dikkatleri geleceğin teknolojisi otonom araçlara çekmişti. Üzerinden beş yıl geçti ve şimdi Türkiye olarak o geleceği yaşıyoruz. Selçuk Bayraktar, Samsun’da Kızılelma’yı anlatırken iddialı cümleler kurdu. Önceki yıllarda Bayraktar İHA, SİHA ve Akıncı’yı anlatırken de çok iddialıydı. “Muharebe koşulları değişecek” diyordu. Öyle de oldu. Şimdi denkleme, oyunları bozup, yeni oyunlar kuracak Kızılelma giriyor. Yunanistan, S-300’ler aracılığıyla radar kilidi atarak Türk uçaklarını taciz etmeye başladı. Savaş çığırtkanlığı yapıyorlar o ayrı mesele. İşte Kızılelma da radara az görünür olarak tasarlanmış. Selçuk Bayraktar yine iddialı cümleler kurarak, “Biz muharebe sahasına çok yeni ve paradigma değiştirecek teknolojilerle girdik. Yenilik sağladığınızda üstünlük sağlamış olursunuz” ifadelerini kullandı.
Bu uçaklar TCG Anadolu’ya inip kalkabilecek. Peki ne zaman göklerde olacak? Röportajı izledim. Muhabir ısrarla tarih istedi, Selçuk Bayraktar da “2023’ün ilk altı ayında Akıncı göklerde olacak” dedi. Türkiye, Cumhuriyet’in 100. yılında hem savunma sanayiinde hem de insansız hava aracı teknolojisinde dünyanın en gözde ülkesi olacak. Selçuk Bayraktar 2023’ün ilk yarısını, yani haziran öncesini işaret edince sosyal medyadan ilginç tepkiler yükseldi. “2023’ün haziran ayında iktidar değişecek. Sen bu uçağı uçuramayacaksın” yorumları düştü önüme. Bir değil, iki değil böyle onlarca politik tehdit yağdı. Şunun altını çizelim: Muhalefet, seçmeniyle birlikte “Türkiye tufanına” hazırlanıyor adeta. Görüntü böyle. Tehdit artık sakız olmuş. Ahmet Şık, “AK Parti’yi kapatacağız” diye bas bas bağırmaya başladı. CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır, özel yargılama imalarıyla darağacı göndermeleri yapıyor. Geçenlerde Fransız gazetesinde yayınlanan analizdeki “Amerika ve Avrupa, Türkiye’de iktidar değişikliği sonrasına hazırlanmalı” cümlesi de bu hesaplaşma arzusuna dâhil.
Selçuk Bayraktar, “muharebe sahasında paradigma değiştireceğiz” diyor ama olası bir iktidar değişikliğinde Türkiye’yi, savunma sanayii projelerini ve kendisini bekleyen tehlikelerin idrakinde. Önceki akşam katıldığı canlı yayında açık açık ifade etti: “Farklı farklı siyasi ajandalarla yapılmış eylemlerin her biri bu projeleri yok etmeye yeter. Takoz koyarsanız önüne, ‘hiçbir işe yaramıyor dersiniz’ aynı Devrim otomobilinde olduğu gibi. Bugün de bu taşların döşendiğini görüyoruz.”
Muhalefet, 2023’ü ideolojik yol ayrımı olarak görmeye ve göstermeye devam ederse, hemen her platformdan yağmur gibi yağan nefret söylemi daha da artacaktır.
Yazar: Ersin Çelik







