Temmuz ayı itibariyle enflasyon rakamları açıklandı ve beklenildiği gibi Temmuz enflasyonu da son ayların rekor seviyesine ulaştı.
Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE-Manşet Enflasyon) yıllık yüzde 18,95, aylık yüzde 1.8 artmış. Bu veriyle 2019’un 10. ayından itibaren yükselen TÜFE Temmuz ayında zirve yapmış oldu.
Burada hemen şunu söyleyelim: hem yurtdışı hem yurtiçi gelişmeler nedeniyle piyasalarda Temmuz ayında enflasyonun yükseleceği beklentisi vardı zaten.
Burada iki noktanın altını çizmek gerekir: birincisi, yaz aylarında gıda fiyatlarının düşmesi gerekirken (ithal girdi maliyet artışı, ihracat, kuraklık-arz daralması önemli etken) TÜFE’yi artıran en önemli harcama kalemi olması, 2003 yılından bu yana, hem temmuz aylarının, hem de ocak-temmuz dönemlerinin en yüksek enflasyonuna ulaşılmasına neden olmuştur.
İkinci önemli nokta ise ÜFE-Tüfe arasındaki 25 puanlık farkın, iki değişkenin uzun dönem yakınsaması nedeniyle bir süre daha TÜFE’nin yüksek olacağı baskısıdır.
**
Yi- ÜFE de 2019’un onuncu ayında en düşük seviyesini gerçekleştirirken, bu tarihten sonra sürekli artmış ve temmuz ayı itibarıyla yüzde 44.92 gibi rekor bir seviyeye ulaşmıştır.
İmalat sanayiindeki fiyat artışı yüzde 47.86 ile yıllık ortalama değişimin üzerinde gerçekleşmiştir.
Yine aramalı fiyat artışının yüzde 57.23 olması döviz kurlarındaki artışın üretim maliyetlerine yansımasının açık bir göstergesidir.
Alt sektörler itibariyle bakıldığında; ham petrol ve doğalgaz fiyat artışının yıllık yüzde 120.24, kok ve rafine petrol ürünleri artışının yüzde 110.98 ve ana metallerde fiyat artışının yüzde 108.50 olması, Yi- ÜFE’deki yüksek artışın ipuçlarını vermektedir.
**
Bu rakamlar iliklerimize kadar bir maliyet enflasyonu yaşadığımız, bunun büyük ölçüde ithalat ve dolayısı ile de kurların neden olduğu bir enflasyon olduğunu göstermektedir.
Ekonominin ithalat bağımlılığı, kur ve dünya fiyatlarındaki artışın güçlü şekilde iç piyasa fiyatlarına yansımasını beraberinde getirmektedir.
**
Merkez Bankası’nın 2. Çeyrek dönemi kapsayan enflasyon raporunda 2021 sonu enflasyon tahminini yüzde 12,2’den yüzde 14,1’e yükseltti. Bu artışta etkili olan faktörleri de ithalat fiyatları (0,8), gıda fiyatları (0,5), yönetilen/yönlendirilen fiyatlar v.s şeklinde sıraladı.
Merkez Bankası Başkanı'nın basına yansıyan açıklamasında özel sektörün fiyat artışlarını enflasyonun üzerinde tutmasından yakınılmıştır.
Beklentiler, para ve maliye politikalarına güven (davranışsal ekonomi) fiyat istikrarının sağlanmasında alınan politik kararlardan daha etkilidir.
**
Enflasyon ciddi bir sorun; özellikle sabit ve düşük gelirlerin yaşam standartlarına önemli ölçüde azaltmakta, hem de bütün makroekonomik dengeleri bozmaktadır.
Sadece sizin politikalarınız değil, yönetemeyeceğiniz dışsal gelişmeler de sizi bir mecraya doğru sürüklüyor. O nedenle böylesine oynak bir zeminde içerdeki kamu politikalarında hata yapma marjı-lüksü hiç yok.
Yine, özel sektörün üretici-büyük firma ayağında para-maliye politikalarına destek vermesi (beklentilere sahip çıkması) önemlidir. İnertia enflasyon (enflasyonist katılık-atalet) ancak bu şekilde önlenebilir.
Kendini kurtarma-kâr marjlarını koruma amaçlı fiyat artışları yüksek enflasyon nedeniyle daralmaya neden olur. Ürünler elde-stokta kalır, işsizlik ve fiyat artışı birlikte hareket ederek en ağır ekonomik sorun olan stagflasyona (kriz) kadar ekonomiyi sürükler.
**
Özetle; enflasyon dünya piyasalarındaki fiyat artışlarının da etkisiyle zirve yaptı. Temmuz sonrasında yavaş da olsa azalma eğilimi başlayacaktır.
Ayrıca, iç piyasada sadece aktif kamu politikalarıyla enflasyonun önlenemeyeceğini de görmemiz gerekir.
Merkez Bankası’nın sıkı parasal duruşu, bütçe kanalında mali disiplinin devamı piyasa aktörlerinin bu politikalara desteği enflasyonun kontrol altına alınması için etkili olacaktır.
Yazar: Ahmet Ulusoy







